12 Nisan 2009 Pazar

Efendim'e şikayet (2)

Efendim, daha bugün duydum. Kâbe'yi yakından gören şatolar inşa etmişler ve adlarını "İslâmi Burjuva" koydukları insanlara bu güzel evleri, kim bilir senin devrinin kaç altını veya kaç milyon dirhemi olan şimdinin bir milyon dolarına satacaklarmış.

Efendim, içinde ancak senin oturmaya layık olduğun cennet köşklerinin bilmem kaçta biri güzelliğe sahip bu şatoları müslümanların satın alacak olması bana öyle dokundu ki. Senin evindeki eşyan ne kadardı Efendim?

Efendim, bir de artık camileri öyle ihtişamlı ve pahalı yapıyorlar ki, insanlar içine girdiğinde dünya sevgisi kokluyor, Allah(CC)'ı unutuyorlar. Halbuki sen, Efendim, mescidini kendi ellerinle taşıdığın kerpiçlerle yapmış, içine de hasır serdiklerinde o hasırları fazla görmüştün, değil mi? Hatta Efendim, hani yıllarca o mescidde müslümanlara hitap etmek için üzerine çıktığın o kütüğü hatırladım. Sen, onu değiştirmek istediklerinde itiraz etmiştin, "gerek yok" demiştin de ashâbın sana "Ya Resulallah, artık sayımız çoğaldı, insanlar seni rahatça görüp işitemiyor" dediklerinde razı olmuştun. Ama bu sefer de o kütük ardından ağlamıştı. Sen ona "cennette bir hurma ağacı olacaksın ve müslümanlar seninle nimetlenecek" müjdesini verdiğinde susmuştu. Görüyor musun Efendim? Dayanamıyorum artık. Seni, ardından ağlayan kütük kadar tanımayan zamane müşrikleri atıp tutuyorlar, müslümanlar ise ihtişamlı mescidler yapıyorlar.

Özür dilerim Efendim. Seni şikayetlerimle sıktım biliyorum. Ama bana tavsiyelerini duyar gibiyim. Diyorsun ki:

"Bırak istedikleri gibi konuşsunlar ve istediklerini yapsınlar. Allah(CC)'ın onlara vâdettiği hesap gününe kadar zamanları var. Umulur ki tevbe ederler ve hidayete ererler. Sen onlar için dua et ki Allah(CC) da onları affedip hidayete erdirsin. Dünya zevklerine dalıp din-i mübinin adına "ılımlı, radikal" gibi, kendilerine de "islâmi burjuva" diye isim takan insanları görmezden gelme ama onlar için dua et. Senin görevin bildiklerini anlatmak. Önce kendini düzelt, sonra aileni, sonra da kendisine karşı sorumlu olduğun kişileri."

Ve sonra da ekliyorsun değil mi:

"Bilmiyorlar, bilselerdi yapmazlardı."

Efendim'e şikayet

Salât-u selam, Allah(CC)'ın kulu ve resulü Muhammed(SAV)'e, O'nun âlinin ve ashâbının üzerine olsun.

Sana şikayetlerim var Efendim. Ahir zamanın, kullanmayı bilene nimeti, bilmeyene eziyeti ve felaketi olan bir aracı var. Hani senin, asırlar önce Mirac'dan yeryüzüne inip de müşriklerin seni sıkıştırdıkları bir anda, Mescid-i Aksa'nın pencerelerini görüp bir çırpıda sayıverdiğin mucizene benzeyen bir buluş. İnsanlar buna internet dediler. Bunu kullanmayı bilmeyen dinsizler hak din İslâm'a, kitabımız Kur'an-ı Kerîm'e ve Efendim, sana, saymakla ve tarifle mümkün olmayan küfürler edip, özellikle senin olduğunu iddia ettikleri, adına karikatür dedikleri rezil resimler çiziyor ve bunları ya yayınlıyor ya da dinsizlere satıyorlar. Seni karalayan yazılar yazıp, sana hakaret ediyorlar ve bizim elimizden bir şey gelmiyor Efendim.

...

Anlıyorum Efendim. Aynen sana Taif'te reva görülen zulme benziyor bu. Hani seni taşa tutmuşlardı, sana küfür edip mübarek yüzüne tükürmeye cüret edip seni yaralamışlardı da sen bir kenara oturup üzüldüğün anda Cibril-i Emîn(AS) gelmişti de "emret ey Allah(CC)'ın resulü, onları helak edivereyim" dediğinde sen Allah(CC)'ın mübarek ruhundan aldığın feyzle onlara merhamet etmiş ve şöyle demiştin: "Bilmiyorlar, bilselerdi yapmazlardı."

Efendim, benden bu şikayeti duyduğunda da tepkin bu idi değil mi? "Bilmiyorlar, bilselerdi yapmazlardı."

10 Nisan 2009 Cuma

O'nu Dinliyorum

İbrahim(AS)'in duası, İsa(AS)'nın müjdelediği kardeşi, Adem(AS)'in kurtuluş vesilesi Efendim(SAV) için salât-u selâmlar dinlemedeyim. O'na salât edildikçe uçuyorum, günahlarıma ağlıyor ve O'nu hissetmeye çalışıyorum. Sanki ensemde beni seyrediyor. Yazdıklarımı okuyor, arkamdan bana tebessüm ediyor. Biliyor O'nu ne kadar çok sevdiğimi. Allah'ım O'na selam söyle. De ki O'na; "ümmetinden bir kulum seni şu anda çokça anıyor, seni görmek istiyor. Senin şefaatini isteyip benden af diliyor." Adımı da haber ver O'na. De ki "senin ismine benzer bir ismi var, bununla şeref duyuyor". Allah'ım, O'na binlerce salât eyle...