22 Ekim 2009 Perşembe

Özür Dilerim Efendim

Gönüller sultanı, evrenin Efendisi, Nebiyyullah, gönlümün biricik kırmızı goncası ey Resulullah!
Vallahi unutmam seni, unutamam, unutmayacağım da... Lakin öyle bir uykuya daldım ki aylardır: kâh uyur-uyanık seni hissediyor bazen, kâh ism-i şerifinin karşısında ayağımı uzatıveriyor, bazen de hala bitiremediğim Efendimiz-2 adlı kitabı elime alıp, seni okumayı bile hak etmediğimi düşünüyorum. Sana olan muhabbetim eksilmiş değil ama "nefis" desem nefsim, "dünya" desem dünya hayatım, arkamdan bir tokat atacak "yalancı" diye enseme. Diyecekler ki "O'nu unutmana bizi bahane etmene razı olmayız." Bahane değil Efendim, hem unutmuşluk değil ki bu. Sadece kelimelerin bir süre susması diyeyim, sen de beni affeyle.
Özür dilerim Efendim, geceleri adını anarken uyuyakalıp da elimden düşürdüğüm tespihi artık elime almayı unuttuğum için, özür dilerim Efendim, sadece ismine bakmakla nemeren gözlerimi mal hırsı bürüdüyse, özür dilerim Efendim, seni Yaradan'ın (CC) ve onun yanına en çok yakışan adını duyunca titreyen kalbime dünya sevgisi yerleştiyse, özür dilerim Efendim, benden dua bekleyen kalpleri sevindirmeyi unutarak, onlara seni hatırlatmayı ihmal ettiysem...
Sen affet ki Yüce Rabb'im (CC) de affetsin. Ben seni unutmadım. Seni anmayı unuttum, seni özlemeyi unuttum, sevdiğini göremeyince ümidini kesen sevgili gibi belki de seni görmeyi arzu etmeyi unuttum AMA "seni" değil. Ne olur Efendim affet beni.

1 yorum:

  1. bugün adamakıllı bir yazı okurken ilk aklıma gelen bu site oldu ve girdiğimde bir haftadır (belki de daha uzun) ziyaret etmediğimi farkettim,aracı olana teşekkür etmek istedim
    teşekkürler....

    YanıtlaSil