Alamet-i kıyametten değil midir çağımızın fitneleri? Hele ki içlerinden birisi çok etkilemiştir beni Deccal'den, Yec'uc ve Mec'uc'den, yüksek binaların ve zinanın çoğalmasından daha ziyade: "müslümanın müslümanı öldürmesi" fitnesi.
Efendim, acaba müslümanın diğer bir müslümanı üzmesi de bu fitneden mi? Sonuçta Allah aşkıyla yanan bir gönlü, Senin aşkınla yanan bir gönlü yerle yeksan ediyoruz; öldürmüyoruz ama öyle darbeler vuruyoruz ki "emin" sıfatını taşımaktan sıyrılıyor, "elinden ve dilinden emin olunan" olmaktan vazgeçiyoruz.
Bugün sırf böyle bir hatamdan dolayı akşamı zor ettim ki bunun bir de "hesap günü" adımı var. Bugün Senin aşkını, her an taptaze tutan bir gönlü üzdüm, Senin adını duyunca ağlayan gözlerden, istemeyerek de olsa yaş getirdim ya Rasulallah. Bugün bir can dostumu, ahretliğimi kahrettim istemeden. Sonunu düşünmeden yapmış olduğum küçücük bir hareket... Hatırlamak dahi istemiyorum.
Affet ya Allah, ya Rahim, ya Kerim.
Affet ya Rasullallah, ya Habiballah, ya Seyyid-el Mürselin.
Affet ey dost, ey ahretlik, ey Mus'ab'ın gözbebeği...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder