Efendimiz, iki cihan güneşi ve Yüce Rabbimizin habibi Hazret-i Muhammed (SAV), bazı ateistlerin iddialarına göre sırf "kendisine emanet edilen malların sorumluluğundan ve Hazret-i Hatice (validemiz)in kervanına sahip çıktığı için" değil, her yönüyle örnek oluşundan, dürüstlüğünden ve doğrudan asla taviz vermeyen kişiliğinden dolayı - üstelik de o zamanın ateistleri olan putperestler tarafından - "El Emîn" sıfatını lakap olarak almıştı.
"Emîn" oluşu sadece kendisine emanet edilen mala bağlı olsaydı, o zamanlar herkes ticaretle uğraştığı için "emin" olabilirdi. Demek ki bu öyle bir lakap ki sadece O'na takılmış ve bu gerçek günümüze kadar nakledilmiştir.
Günümüzde insanlara "geveze, kör, topal, çolak v.s" lakapları takılırken, ne mutlu o'na ki zamanının insanları hem de ilk defa müşrikler (Allah'a ortak koşan, O'na inanmayan, O'nu inkar eden) tarafından kendisine "el Emîn" denilmesi ne büyük şereftir.
O, Allah(CC)'ın sevgilisidir. O'nu kimse karalayamaz. O'nu karalamaya çalışan ahmaklar Allah(CC)'ın kendilerine verilen "akıl emanetine" sahip çıkamamış "emin" olmamış ve asla olamayacak olan zamane putperestlerinden başkası değildir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder