O'nu, her doğumgününde anar, adını zikrederek Allah (CC)'tan O'nun hatırına hürmetine af dileriz. Yine bir Kutlu Doğum günü: dünyayı ve kainatı şereflendirdiği gün. O'nun doğumu bütün dünyayı şereflendirdi. Her yıl büyük bir hüzün ve aynı zamanda mutlulukla gelişini kutluyoruz. O'na her doğumgününde "Hoş geldin" diyoruz ama hiç düşündünüz mü "Hazreti Adem'in O'nun hatırına affedildiğini, Nuh tufanının O'nun hatırına son bulduğunu, ateşin Hazreti İbrahim'i O'nun hatırına yakmayıp bıçağın Hazreti İsmail'i yine O'nun hatırına kesmediğini". Bütün bunlar O'nun anlamlı varlığını müjdelerken, daha insanoğlu var olmadan O'nun varlığını Kur'an-ı Kerim bize bildirmişken nasıl olur da aslında ev sahibi durumundaki bu kutlu insana "Hoş geldin" diyebiliriz ki?
Asıl bizler, Dursun Ali Erzincanlı'nın tabiriyle "...varlık iddiasında küstah yoksullar...", O'nun bizi mübarek yüreğine davet etmesini umarak ancak O'na "Hoş bulduk ya Resulallah" diyebilmeyi dilemeliyiz.
Çağır bizi Efendim o mübarek yüreğine, çağır bizi Efendim mübarek Nur'una...
Senin doğumgünün zaten "kutlu". Feyz alabilmek ve dualarında yer bulabilmek niyazıyla Rab'den af diliyorum.
O'nu sizin yorumunuzdan görmek ayrı güzel...
YanıtlaSil